<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>AFC Haber &#187; KÜLTÜR - SANAT</title>
	<atom:link href="http://www.arzufanclub.com/haber/kategori/kultur-sanat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.arzufanclub.com/haber</link>
	<description>Yeni Haber Kaynağınız...</description>
	<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 14:56:48 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.5</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Türk reklamcılar Cannes’da rekor kırdı</title>
		<link>http://www.arzufanclub.com/haber/turk-reklamcilar-cannes%e2%80%99da-rekor-kirdi.html</link>
		<comments>http://www.arzufanclub.com/haber/turk-reklamcilar-cannes%e2%80%99da-rekor-kirdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 14:34:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>merve</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR - SANAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzufanclub.com/haber/?p=1108</guid>
		<description><![CDATA[
Türkiye’den Cannes Lions’a katılan 40 iş finalist oldu. 
Cannes Lions Uluslararası Reklam Festivali’nin ilk iki gününde belli olan kısa listede Türkiye’den Cannes Lions’a katılan 40 iş finalist oldu.
Önceki gün başlayan ve 26 Haziran tarihine kadar sürecek olan 57. Cannes Lions Uluslararası Reklam Festivali’ne Türk ajanslar hızlı bir başlangıç yaptı. Festivale Türkiye’den gönderilen 420 çalışmadan 40 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/06/220620101656151756123_21.jpg"><img src="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/06/220620101656151756123_21.jpg" alt="" width="350" height="184" class="alignnone size-medium wp-image-1110" /></a></p>
<p>Türkiye’den Cannes Lions’a katılan 40 iş finalist oldu. </p>
<p>Cannes Lions Uluslararası Reklam Festivali’nin ilk iki gününde belli olan kısa listede Türkiye’den Cannes Lions’a katılan 40 iş finalist oldu.</p>
<p>Önceki gün başlayan ve 26 Haziran tarihine kadar sürecek olan 57. Cannes Lions Uluslararası Reklam Festivali’ne Türk ajanslar hızlı bir başlangıç yaptı. Festivale Türkiye’den gönderilen 420 çalışmadan 40 iş kısa listeye kalarak finalist sertifikası kazandı. Türkiye’de 2002’den Milliyet gazetesi tarafından temsil edilen Cannes Lions’ta geçen sene Türk ajanslar 35 işle finale kalarak rekor kırmıştı.</p>
<p>Festival’in ilk iki gününde yedi kategoride finalistler belli olurken, Türkiye açıkhavada 23, basında 13, radyoda dört, medyada ise bir işle finale kaldı. Doğrudan pazarlama, promosyon ve halkla ilişkiler kategorilerinde Türkiye’den finale kalan çalışma olmadı. Festival’in yeni kategorisi ‘Film Craft’, Titanyum &amp; Entegre Aslanlar ve TV/Film kategorilerinde kısa listeler Cuma günü belli olacak.</p>
<p>DDB&amp;Co 19 reklamla Türkiye’den en çok çalışması finale kalan reklam ajansı olurken, TBWA\ İstanbul 7, Grey 5, Markom Leo Burnett 6, Concept 2 reklamla finalist olmayı başardı. Medya dalında Türkiye’den tek finalist Mindshare oldu. Açıkhava, medya ve radyo dallarında Aslanlar bu akşam sahiplerini bulurken, basın, tasarım ve internet kategorilerinde ödül kazananlar yarın belli olacak.</p>
<p>FESTİVALE YOĞUN İLGİ</p>
<p>Geçen yıl küresel ekonomik krizden etkilenen Cannes Lions’ta bu sene yoğun katılım göze çarpıyor. Gelen ilk verilere göre delege sayısında geçen seneye oranla yüzde 35 dolayında bir artış olduğu yönünde. Festivale Türkiye’den katılımın 100 delegenin üzerinde olduğu düşünülen festivalde Milliyet’in delege kayıt alanında kurduğu “İstanbul 2010: Avrupa Kültür Başkenti” konseptli stand ve aynı tema ile dağıttığı gazeteler de yoğun ilgi görüyor.  </p>
<p>MİLLİYET</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzufanclub.com/haber/turk-reklamcilar-cannes%e2%80%99da-rekor-kirdi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Avukatlardan &#8216;Sivas Olayları&#8217; belgeseli</title>
		<link>http://www.arzufanclub.com/haber/avukatlardan-sivas-olaylari-belgeseli.html</link>
		<comments>http://www.arzufanclub.com/haber/avukatlardan-sivas-olaylari-belgeseli.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 14:32:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>merve</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR - SANAT]]></category>

		<category><![CDATA[madımak otel]]></category>

		<category><![CDATA[sivas]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzufanclub.com/haber/?p=1105</guid>
		<description><![CDATA[
 



&#8216;Sivas Olayları&#8217;na ilişkin dava sürecinde yaşanan hukukçuların diliyle &#8216;Alaz&#8217;da anlatıldı 





Ankara Barosu, &#8221;Sivas Olayları&#8221;na ilişkin dava sürecinde yaşananları, hukukçuların ve müdahil avukatların dili ile anlatan &#8221;Alaz&#8221; adlı belgesel hazırladı.
Ankara Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve belgeselin yapım sorumlusu avukat Onur Tatar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk hukuk tarihinin, İstiklal Mahkemeleri yargılamaları, Yassıada yargılamaları, sıkıyönetim, askeri darbe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/06/220620101115247312747_2.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1106" src="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/06/220620101115247312747_2.jpg" alt="" width="350" height="184" /></a></p>
<p> </p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="422">
<tbody>
<tr>
<td align="left" valign="top"><span style="Verdana;">&#8216;Sivas Olayları&#8217;na ilişkin dava sürecinde yaşanan hukukçuların diliyle &#8216;Alaz&#8217;da anlatıldı </span></td>
</tr>
<tr>
<td align="left" valign="top"><img src="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-admin/imgs/0.gif" alt="" width="1" height="10" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="left" valign="top"><span style="Verdana;">Ankara Barosu, &#8221;Sivas Olayları&#8221;na ilişkin dava sürecinde yaşananları, hukukçuların ve müdahil avukatların dili ile anlatan &#8221;Alaz&#8221; adlı belgesel hazırladı.</p>
<p>Ankara Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve belgeselin yapım sorumlusu avukat Onur Tatar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk hukuk tarihinin, İstiklal Mahkemeleri yargılamaları, Yassıada yargılamaları, sıkıyönetim, askeri darbe dönemi ve olağanüstü dönem yargılamaları, parti kapatma davaları ve Yüce Divan yargılamaları gibi onlarca önemli davayla dolu olduğunu belirterek, bu davaların, nadiren hukukçuların dili ve kalemiyle kamuoyu ile paylaşıldığını kaydetti.</p>
<p>&#8221;Sivas Katliamı Davasının da kamuoyuyla hukukçuların ve müdahil avukatların dili ile bugüne kadar paylaşılmamış davalardan bir tanesi olduğunu&#8221; ifade eden Tatar, &#8221;2 Temmuz 1993 yılında 35 insanın ölümü ile sonuçlanan olayların, 17 yıl süren ve daha da devam edecek olan yargılaması esnasında yaşananların mağdur ve müdahil avukatlarının dili ile aktarılması çok önemlidir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ankara Barosu Yönetim Kurulu&#8217;nun, sahip olduğu teknolojik imkanlar marifetiyle böyle bir çalışmanın yapılmasına ön ayak olduğunu kaydeden Tatar, belgeselin yapım aşamasına ilişkin şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8221;Amatör bir ruhla, profesyonel bir anlayışla 6 aya yakın bir süre 1 kameraman, 1 seslendirmeci, 5 stajyer avukat, üç avukattan oluşan 8 kişilik ekip ile gerçekleştirilen bu çalışma, önemli bir deney çalışmasıdır. Gelecek kuşaklar için örnek olacak bir çalışmadır. Kayıtları, seslendirmesi ve montajı tamamıyla Ankara Barosunda ve Ankara Barosunun teknik imkanlarıyla gerçekleştirilen bu çalışma esnasında 11 müdahil avukatla röportaj yapıldı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği&#8217;nin görüntü ve fotoğraf arşivinden, Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu tarafından davaya ilişkin yayınlanan kitaplardan, Milli Kütüphane&#8217;deki gazete arşivinden, Anadolu Ajansı ve televizyonlarda yayınlanmış görüntülerden yararlanıldı.</p>
<p>Olayda hayatını kaybedenlerin özel eşyalarının yer aldığı Sivas Şehitleri Müzesi ve Anıt Mezarlarından görüntü kaydı alındı.&#8221;</p>
<p>Tatar, Ankara Barosunun, hukuk devletinin, demokrasinin, laikliğin, insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi misyonuyla geleceğe kalıcı bir eser bırakmak bu ve benzeri bir olayın bir daha yaşanmaması ve yaşananların unutulmaması için bu belgesel çalışmasını yaptığını vurguladı.</p>
<p>Belgesele &#8221;Alaz&#8221; isminin ise olayların ertesinde yaşananların etkisi ile çocuğuna &#8221;Alaz&#8221; ismini veren bir meslektaşlarından esinlenerek, onun duyarlılığından etkilenerek seçildiğini belirten avukat Tatar, Ankara Barosu&#8217;nun, bu çalışmayı, Sivas&#8217;ın &#8216;Alaz&#8217;ının bütün Türkiye&#8217;yi sarmaması için hazırladığını kaydetti.</p>
<p>Tatar, belgeselin gösteriminin, 5 Temmuz&#8217;da, Ankara Barosu Eğitim ve Kültür Merkezi&#8217;nde gerçekleştirileceğini söyledi.<br />
</span></td>
</tr>
<tr>
<td align="left" valign="top"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>HABERCEM</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzufanclub.com/haber/avukatlardan-sivas-olaylari-belgeseli.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çağan Irmak&#8217;tan dev Mimar Sinan filmi</title>
		<link>http://www.arzufanclub.com/haber/cagan-irmaktan-dev-mimar-sinan-filmi.html</link>
		<comments>http://www.arzufanclub.com/haber/cagan-irmaktan-dev-mimar-sinan-filmi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 14:27:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>merve</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR - SANAT]]></category>

		<category><![CDATA[çağan ırmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzufanclub.com/haber/?p=1099</guid>
		<description><![CDATA[

&#8216;Babam ve Oğlum&#8217; ve &#8216;Issız Adam&#8217;la geniş kitlelerin gönül tellerini titreten yönetmen Çağan Irmak, dev bir Mimar Sinan filmine hazırlanıyor. &#8216;Koca Sinan&#8217; adlı oyundan uyarlanacak film, Süleymaniye Camii&#8217;nin yapımı sırasında Mimar Sinan ile Kanuni arasındaki çekişmeyi anlatıyor

 

 
ERKAN AKTUĞ
İSTANBUL - Şu sıralar ‘Prensesin Uykusu’ adlı yeni filminin post prodüksiyonuyla uğraşan Çağan Irmak, bu filmin hemen ardından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/06/fft5_mf468063.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1100" src="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/06/fft5_mf468063-400x266.jpg" alt="" width="400" height="266" /></a></p>
<div>
<p class="bold">&#8216;Babam ve Oğlum&#8217; ve &#8216;Issız Adam&#8217;la geniş kitlelerin gönül tellerini titreten yönetmen Çağan Irmak, dev bir <a name="aspx1" target="_blank"><span class="ADPopLink"><strong>Mimar</strong></span></a> Sinan filmine hazırlanıyor. &#8216;Koca Sinan&#8217; adlı oyundan uyarlanacak film, Süleymaniye Camii&#8217;nin yapımı sırasında Mimar Sinan ile Kanuni arasındaki çekişmeyi anlatıyor</p>
</div>
<p class="habdetay_yazarisim"> </p>
<div>
<p class="bold"> </p>
<p>ERKAN AKTUĞ</p>
<p>İSTANBUL - Şu sıralar ‘Prensesin Uykusu’ adlı <a name="aspx1" target="_blank"><span class="ADPopLink"><strong>yeni</strong></span></a> filminin post prodüksiyonuyla uğraşan Çağan Irmak, bu filmin hemen ardından dev bir dönem filmiyle, ‘Koca Sinan’la karşımıza gelecek. Süleymaniye Camii’nin yapımı sırasında Mimar Sinan ile Kanuni arasındaki çekişmeyi anlatan, Fazıl Hayati Çorbacıoğlu’nun aynı adlı oyunundan uyarlanacak filmin çekimlerine önümüzdeki yıl başlanacak.</p>
<p>İlk kez başkasının yazdığı bir hikâyeyi sinemaya uyarlayacağını belirten Çağan Irmak, “Bu projeyi bana Türkiye’nin çok büyük bir oyuncusu önerdi, filmde Sinan’ı o canlandıracak. Fazıl Hayati’nin oyununda beni en çok çeken iktidar ve sanatçı arasındaki çekişme oldu. Süleymaniye’nin yapım süreci&#8230; Bir yanda cihan padişahı, bir yanda özgürlüğünü isteyen bir sanatçı, bir yanda Hürrem Sultan, bir yanda da hızla boşalan bir hazine. Çok güzel, çok gerilimli bir hikâye. <a name="aspx1" target="_blank"><span class="ADPopLink"><strong>Gerilim</strong></span></a> birkaç koldan ilerliyor. Yapımcım Mustafa Oğuz’la konuştum, Most Production olarak bir yıl önce oyunun sinema haklarını satın aldı. Şu sıralar bir yandan ‘Prensesin Uykusu’nun post prodüksiyonuyla bir yandan da ‘Koca Sinan’ın senaryosuyla uğraşıyorum. Bir yıl içinde çekimlere başlamış oluruz” diye konuşuyor.</p>
<p>‘Babam ve Oğlum’un kimi hayal sahnelerinde ve ‘Ulak’ filmiyle dönem filmi konusundaki iddiasını ortaya koyan Çağan Irmak, ‘Koca Sinan’ın çok büyük bir proje olduğunun altını çiziyor: “Bu çok büyük, çok maliyetli bir <a name="aspx1" target="_blank"><span class="ADPopLink"><strong>iş</strong></span></a>. Belki bir yabancı ortak da olacak. Teşbihte hata olmaz derler ama bu projede hata yapmamamız gerekiyor. Benim en büyük derdim ve dileğim, bu muhteşem binaları yapan Sinan’ın ruhunu hissettirmek, onun doğru algılanmasına vesile olmak.”</p>
<p>Yüzyıllar öncesinde geçmesine karşın ‘Koca Sinan’ın günümüze göndermeler içerdiğine değinen Çağan Irmak, “Bu hikaye bürokrasi ve iktidar dediğimiz şeyin aslında yüzyıllar geçmesine karşın çok da değişmediğini gösteriyor. ‘Koca Sinan’ günümüze göndermelerle dolu. Hikaye günümüzde geçseydi bugün de çok benzer şeyler yaşanabilirdi” diyor.<br />
<a name="aspx1" target="_blank"><span class="ADPopLink"><strong>Geniş</strong></span></a> kitleleri ağlatan, gönül tellerini titreten ‘Babam ve Oğlum’ ve ‘Issız Adam’ gibi filmlerin yönetmeni Çağan Irmak’ın “En güler yüzlü filmim” diye nitelendirdiği ‘Prensesin Uykusu’ ise aralık ayında gösterime girecek. Çekimleri Halkalı, Yeşilköy gibi toplukonut bölgelerinde yapılan filmde, Genco Erkal, Sevinç Erbulak, Çağlar Çorumlu, Alican Yücesoy, Şevval Başpınar, Ayşenil Şamlıoğlu gibi isimler rol alıyor.</p>
<p>Süleymaniye’nin inşaasını konu alıyor<br />
Fazıl Hayati Çorbacıoğlu’nun kaleminden çıkan ‘Koca Sinan’ oyunu Süleymaniye Camii’nin yapım sürecini anlatıyor. Kendi adına bir camii yaptırmak isteyen Kanuni Sultan Süleyman, bu görevi tabii ki Mimar Sinan’a veriyor ve yedi yıl içinde bitirmesini istiyor. Ancak çok masraflı bir iş olduğu için bu cami inşaatına karşı çıkanlar oluyor. Kanuni camiyi biran önce bitirmesi için Mimar Sinan’ı sıkıştırırken, Mimar Sinan ise devletin sanatçıya müdahale edemeyeceğini padişaha anlatmaya çalışıyor, bu uğurda mücadele ediyor ve Kanuni’nin de desteğiyle yedi yılda camiyi bitiriyor.</p>
<p>Oyun 1996’da İstanbul Şehir Tiyatroları yapımı olarak Can Doğan rejisiyle sahnelenmiş. İki sezon boyunca 202 temsil yapan oyun, son gününe kadar izleyicinin büyük ilgisiyle karşılanmıştı. Filmle görüşünü aldığımız oyunun yönetmeni Can Doğan, Çağan Irmak’la film hakkında konuştuklarını, projeden haberi olduğunu ve ‘Koca Sinan’ı Çağan Irmak yorumuyla sinemada izlemenin çok güzel olacağını söyledi.</p>
<p>RADİKAL</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzufanclub.com/haber/cagan-irmaktan-dev-mimar-sinan-filmi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çağan Irmak’tan 5 yaş armağanı</title>
		<link>http://www.arzufanclub.com/haber/cagan-irmak%e2%80%99tan-5-yas-armagani.html</link>
		<comments>http://www.arzufanclub.com/haber/cagan-irmak%e2%80%99tan-5-yas-armagani.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 15:08:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>merve</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR - SANAT]]></category>

		<category><![CDATA[çağan ırmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzufanclub.com/haber/?p=1096</guid>
		<description><![CDATA[
Milliyet gazetesinin Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte yürüttüğü ‘Baba Beni Okula Gönder’ kampanyasına yönetmen Çağan Irmak da destek verdi. Irmak, kampanyanın 5. yılı nedeniyle bir tanıtım filmi çekti
21 Mart 2010
Artık çoğumuz için çok tanıdık o koca gözlü kız çocuğu&#8230; Ve onun ağzından çıkıp tüm Türkiye’nin duyarlı kulaklarında çınlayan istek: “Baba beni okula gönder!”
Milliyet gazetesinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/03/21546562626af5306d16osa4.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1097" src="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/03/21546562626af5306d16osa4-400x270.jpg" alt="" width="400" height="270" /></a></p>
<h2>Milliyet gazetesinin Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte yürüttüğü ‘Baba Beni Okula Gönder’ kampanyasına yönetmen Çağan Irmak da destek verdi. Irmak, kampanyanın 5. yılı nedeniyle bir tanıtım filmi çekti</h2>
<p class="date">21 Mart 2010</p>
<p class="date">Artık çoğumuz için çok tanıdık o koca gözlü kız çocuğu&#8230; Ve onun ağzından çıkıp tüm <a class="tag" href="http://www.milliyet.com.tr/index/Turkiye" target="_blank">Türkiye</a>’nin duyarlı kulaklarında çınlayan istek: “<a class="tag" href="http://www.milliyet.com.tr/index/Baba%20Beni%20Okula%20Gonder" target="_blank">Baba beni okula gönder</a>!”<br />
Milliyet gazetesinin Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte yürüttüğü ‘Baba Beni Okula Gönder’ kampanyası 5. yaşını doldururken, sayısız kız çocuğuna sağlanan gelecek umuduna destekler de artarak devam ediyor. Türk sinemasının üretken yönetmeni <a class="tag" href="http://www.milliyet.com.tr/index/Cagan%20Irmak" target="_blank">Çağan Irmak</a> da ‘Baba Beni Okula Gönder’e omuz veren isimlerden biri oldu. Kampanya ekibinden kendisine gelen işbirliği önerisini tereddütsüz kabul eden Irmak, Baba Beni Okula Gönder’in 5. yılı nedeniyle bir tanıtım filmi çekti. </p>
<p><strong>Nilüfer beste verdi, vokal yaptı</strong><br />
Fikri Medina Turgul Reklam Ajansı’na ait olan ve Irmak’ın sürprizi kaçmasın diye hakkında ipucu vermek istemediği film, nisan ayında, kampanyanın 5. yılı kutlanırken dönmeye başlayacak.<br />
Baba Beni Okula Gönder kampanyasına <a name="aspx1" target="_blank"><span class="ADPopLink"><strong>destek</strong></span></a> olmak istemesinin iki nedeni olduğunu söylüyor Irmak: “Bu kampanyaya çok güveniyorum, birinci olarak amacın çok doğru olduğunu düşünüyorum. Bir de incelediğim zaman gerçekten çok ciddi sayıda kız çocuğu okuttuklarını, çok güzel sonuçlara vesile olduklarını gördüm. İkincisi de daha kişisel bir sebep. Çok eskiden, biz daha çok gençken, <a class="tag" href="http://www.milliyet.com.tr/index/Turkan%20Saylan" target="_blank">Türkan Saylan</a> benim kardeşimin hastalığıyla ilgilenmişti, hiç unutmam ona bir gününü ayırmıştı. O nedenle bu benim için bir vefa borcu aynı zamanda. Dünyada Rahibe Teresa varsa bizim de Türkan Saylan’ımız var.”<br />
Filmin çekimlerinin çok güzel geçtiğini, bütün ekip arkadaşlarının hiçbir maddi beklenti içinde olmadan canla başla çalıştığını söyleyen Irmak’ın özel olarak teşekkür ettiği iki isim var: Filme sesiyle katkıda bulunan tiyatro sanatçısı Sevinç Erbulak ve müziklere imza atan Nilüfer. “Hem çok güzel bir beste armağan etti bize, hem de ona vokal yaptı” diye anlatıyor Irmak; “Üstelik daha lafımın yarısında kabul etti bunu.”<br />
Çağan Irmak’ın niyeti, bundan sonra da Baba Beni Okula Gönder ile işbirliği içinde olmaya devam etmek. “Ben bu işi bir kere keyif aldığım için yapıyorum” diyor ve ekliyor: “Çok eğleniyorum yaparken. Hem yeni insanlarla tanışıyorum hem sette vakit geçiriyorum hem de karşılığında güzel küçük armağanlar olarak verdiğim filmler oluyor bunlar. Bu kampanya dahilinde okutulan çocuklarla tanıştım, onların yüzlerindeki gülümseme zaten her şeyi anlatıyor.”<br />
‘Birbirimizi taşıyoruz’<br />
Ve bu kampanyanın o çocukların hayatlarını ‘dönüştürdüğüne’ gönülden inanıyor Çağan Irmak: “Bir arkadaşım, ‘Yaşayacağız ve taşıyacağız birbirimizi’ demişti. Bence bu çok doğru&#8230; Ben kendimden vermiyorum, hep birlikte taşıyoruz birbirimizi.”</p>
<p><strong><span style="#ff0000;">‘Çocukların en doğal hakkı eğitim’</span></strong><br />
Kampanyaya destek vermeyi tereddüt etmeden kabul ettiğini  söylüyor Nilüfer de&#8230; İki nedeni var; bir, Irmak’ın yaptığı işleri çok beğendiği için ve iki, kampanyaya güvendiği için. Ama bir de burukluk hissediyor. “Başka bir açıdan baktığımda, hâlâ bu tarz kampanyaların yapılmasının zorunlu olması bana çok acı geliyor. Kız çocuklarının en doğal hakkı olan eğitim hakkını, kendi kararlarını özgürce verme, kendi ayakları üzerinde durma hakkını böyle yalvararak, yakararak istemek durumunda kalmaları, çok acı bir gerçeği Türkiye’nin. 2000’li yıllarda televizyondan ‘Kız çocuğunu okula gönder’ çağrısı yapan bir ülke, çok acıklı. Umarım bir şeyler değişir yıllar içinde” diyor Nilüfer&#8230;
</p>
<p class="date"> </p>
<p class="date">MİLLİYET</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzufanclub.com/haber/cagan-irmak%e2%80%99tan-5-yas-armagani.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yönetmenler ve gözde oyuncuları</title>
		<link>http://www.arzufanclub.com/haber/yonetmenler-ve-gozde-oyunculari.html</link>
		<comments>http://www.arzufanclub.com/haber/yonetmenler-ve-gozde-oyunculari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 12:11:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>merve</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR - SANAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzufanclub.com/haber/?p=1093</guid>
		<description><![CDATA[Bazen yeni çekilen bir filmin haberini okurken oyuncuyu görüp yönetmeni tahmin edebiliriz ya da tam tersi&#8230; Çünkü bazı yönetmenler için vazgeçemedikleri oyuncular, filmin başarısı için şarttır ve olmazsa olmazlarıdır. Bizde çok sayıda örneği olan bu duruma yakından baktık
.

Yerli ve yabancı yönetmenlerin vazgeçemediği, hemen her projede birlikte çalışmayı tercih ettiği oyuncuları var. İlk çarpıcı örnek olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bazen yeni çekilen bir filmin haberini okurken oyuncuyu görüp yönetmeni tahmin edebiliriz ya da tam tersi&#8230; Çünkü bazı yönetmenler için vazgeçemedikleri oyuncular, filmin başarısı için şarttır ve olmazsa olmazlarıdır. Bizde çok sayıda örneği olan bu duruma yakından baktık</strong></p>
<p><strong>.<a href="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/03/319oyuncu.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1094" src="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/03/319oyuncu.jpg" alt="" width="319" height="115" /></a></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p>Yerli ve yabancı yönetmenlerin vazgeçemediği, hemen her projede birlikte çalışmayı tercih ettiği oyuncuları var. İlk çarpıcı örnek olarak 23 kez aynı filmde birlikte çalışan yönetmen Rainer Werner Fassbinder ve oyuncu Hanna Schygulla&#8217;yı sayabiliriz. Martin Scorsese ve Robert De Niro; Johnny Depp ve Tim Burton; Pedro Almodovar ve Penelope Cruz birbirlerinden vazgeçmeyen yönetmen ve oyuncular listesine adını yazdıran isimlerden. Bizden örneklere gelince Yavuz Turgul ve Şener Şen; Uğur Yücel ve Kenan İmirzalıoğlu yönetmenler ve vazgeçemedikleri oyuncular listesinin başındaki isimlerden&#8230; Türk seyircisine unutulmaz filmler armağan eden usta yönetmen Atıf Yılmaz filmlerinin vazgeçilmezi Türkan Şoray ve Müjde Ar&#8217;ı anmamak da tabii haksızlık olur. Örnekleri çoğaltmak mümkün; işte yönetmenler ve fetiş oyuncularına örnek olabilecek bir liste&#8230;</p>
<p><strong>Çağan Irmak onlarsız film yapmıyor</strong></p>
<p>Çağan Irmak filmleri söz konusu olduğunda Şerif Sezer&#8217;le ortaklığına değinmeden olmaz. &#8216;Sinema büyük bir düş kurmaktır&#8217; diyen Çağan Irmak ilk kez &#8216;Asmalı Konak&#8217;ta birlikte çalışmaya başladığı Şerif Sezer ile &#8216;Çemberimde Gül Oya&#8217; dizisinde de bu birlikteliği sürdürdü. &#8216;Beni seçtiği sürece ömür boyu onunla çalışırım&#8217; diye açıklamada bulunan Sezer, Çağan Irmak&#8217;ın filmlerinin de kadrolu elemanıdır. &#8216;Mustafa Hakkında Her Şey&#8217;, &#8216;Ulak&#8217;, &#8216;Babam ve Oğlum&#8217; ikilinin çalıştığı filmlerden. Sinema dünyasında fenomen olan &#8216;Issız Adam&#8217; filminin yakışıklı oyuncusu Cemal Hünal ve mavi gözleriyle hafızalara kazınan Yetkin Dikinciler de Irmak&#8217;ın keşfettiği diğer isimler. Çağan Irmak&#8217;ın vazgeçemedikleri arasında Çetin Tekindor, Fikret Kuşkan ve Hümeyra&#8217;yı da saymazsak haksızlık etmiş oluruz.</p>
<p><strong>Hollywood yönetmenlerinin de taktığı oyuncular var!</strong></p>
<p>Ünlü yönetmenler ve onların vazgeçemedikleri oyuncuları listesine Hollywood&#8217;da da sıkça rastlıyoruz. Bakın bunlardan akla ilk gelen örnekler hangileri&#8230;<br />
Her şey 1990 yapımı &#8216;Edward Scissorhands&#8217; ile başladı ve Johnny Depp ile Tim Burton birlikteliğinin yedinci ortak çalışması &#8216;Alice Harikalar Diyarında&#8217;ya kadar devam etti. &#8216;Ed Wood&#8217;, &#8216;Hayalet Süvari&#8217;, &#8216;Charlie&#8217;nin Çikolata Fabrikası&#8217;, &#8216;Ölü Gelin&#8217; ve &#8216;Sweeney Todd&#8217;&#8230; Burton&#8217;ın hayal dünyasını yansıtan bütün bu filmlerde Depp&#8217;in canlandırdığı karakterler ikilinin uyumunu gösteriyor. Amerikalı yönetmen Martin Scorsese kariyeri boyunca başarılı filmlere imza attı. Bu başarıda şüphesiz usta oyuncu Robert De Niro&#8217;nun da payı yüksek: &#8216;Arka Sokaklar&#8217;, &#8216;Taksi Şoförü&#8217;, &#8216;Sıkı Dostlar&#8217;, &#8216;Kızgın Boğa&#8217;&#8230; Bütün bu müthiş Scorsese filmlerinin başrolünde kimin yer aldığını hemen hatırladınız değil mi? Bunların yanı sıra &#8216;New York New York&#8217;, &#8216;The King Of Comedy&#8217; gibi filmler iki ustanın birlikteliğinin kusursuzluğunun kanıtlarıydı. Peki ya Leonardo DiCaprio&#8217;nun başrolde görüldükleri? 2002 yapımı &#8216;New York Çeteleri&#8217; ardından gelen &#8216;Göklerin Hakimi&#8217;, &#8216;Köstebek&#8217; ve son olarak yönetmenin yeni filmi &#8216;Zindan Adası&#8217;, Scorsese&#8217;nin yeni yıldızının kim olduğunu kanıtlıyor. <br />
Ünlü yönetmenler ve vazgeçilmez oyuncularına verilecek akla gelen ilk örneklerden diğeriyse İspanyol yönetmen Pedro Almodovar ve vazgeçilmez kadını Penelope Cruz olacaktır. 1997 yapımı &#8216;Çıplak Ten&#8217; ile başlayan birliktelik &#8216;Annem Hakkında Her Şey&#8217; ile devam edip, 2006 yapımı &#8216;Dönüş&#8217; ile tavan yaptı. Son olarak Almodovar&#8217;ın &#8216;Kırık Kucaklaşmaları&#8217;, Cruz&#8217;un oyunculuk yeteneği ile taçlandı.<br />
Bir başka kült ikilininse David Fincher ve Brad Pitt olduğundan bahsetmek mümkün. Bundan yıllar önce Se7en ile hafızlara kazınan ikilinin esas bombası &#8216;Dövüş Kulübü&#8217; oldu. Fincher ve Pitt ikilisinin yeniden kucaklaşması ise &#8216;Benjamin Button&#8217;un Tuhaf Hikayesi&#8217; idi.</p>
<p><strong>Uğur Yücel ve Kenan İmirzalıoğlu ortaklığı</strong></p>
<p>&#8216;Hem mesleki açıdan hem de insan olarak kişilikli, işine sevdalı insanları bulurum. Aynı nefeste olmak çok önemli. Çünkü sinema heyecan ve arzuyla yapılır&#8217; diyen Uğur Yücel&#8217;in tercih ettiği oyuncu ise Kenan İmirzalıoğlu. İlk kez &#8216;Alacakaranlık&#8217; adlı dizide çalışan ikili daha sonra ödüle doymayan &#8216;Yazı Tura&#8217;da bir araya geldi. Oyunculuğunun yanı sıra yazdığı senaryolarla iyi bir öykü anlatıcısı olduğuna şahit olduğumuz Uğur Yücel, yıllar sonra &#8216;Ejder Kapanı&#8217; filminde İmirzalıoğlu ile başrolü paylaştı.</p>
<p><strong>Ayrılmaz ikili Yavuz Turgul ve Şener Şen</strong></p>
<p>Yavuz Turgul deyince kuşkusuz akla gelen ilk isim Şener Şen. Unutulmaz filmlere imza atan Turgul ile Şener Şen&#8217;in dostlukları çok eskidir ama bu ikili ilk kez &#8216;Muhsin Bey&#8217; filminde bir araya gelmişti. Daha sonra bu birliktelik &#8216;Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni&#8217;, &#8216;Gölge Oyunu&#8217;, &#8216;Eşkıya&#8217; ve &#8216;Gönül Yarası&#8217; ile devam etti. Sinema filmlerinin yanı sıra bir dönemin fenomen dizisi &#8216;İkinci Bahar&#8217;da da ikilinin yolları kesişmişti. &#8216;Sinema serüvenimde Şener Şen&#8217;in önemli bir yeri var. Hep Şener&#8217;le filmler yaptık&#8217; diyen Yavuz Turgul&#8217;un senaryosunu yazdığı &#8216;Kabadayı&#8217; filminde de Şener Şen, yine başroldeydi. .</p>
<p><strong>Kaplanoğlu&#8217;nun meleği</strong></p>
<p>&#8216;Bu dünyaya var olmaya değil, yar olmaya geldik&#8217; diyen Semih Kaplanoğlu&#8217;nun gözdesi Tülin Özen. Özen&#8217;e en iyi kadın oyuncu ödülünü getiren &#8216;Meleğin Düşüşü&#8217; Kaplanoğlu&#8217;nun onunla çalıştığı ilk filmdi. Oyunculuk ve arkadaşlık açısından da değer verdiğim bir isim&#8217; diye sözünü ettiği Tülin Özen&#8217;le &#8216;Yumurta&#8217;, &#8216;Süt&#8217; ve Altın Ayı ödülünü kazandığı &#8216;Bal&#8217; filminde birlikte çalıştı.</p>
<p><strong>Cem Yılmaz&#8217;ın favorileri</strong></p>
<p>Cem Yılmaz, &#8216;Her Şey Güzel Olacak&#8217; ve &#8216;Hokkabaz&#8217; filmlerinde oyuncu tercihini Mazhar Alanson&#8217;dan yana kullanmıştı. Fakat usta komedyen daha sonra tercihini Ozan Güven ve Özkan Uğur&#8217;dan yana kullanarak hemen her projesinde mutlaka onlara yer verdi. G.O.R.A. filminde eşcinsel bir robotu canlandıran Ozan Güven ve Garavel karakteriyle Özkan Uğur ünlü komedyen Cem Yılmaz&#8217;ın &#8216;A.R.O.G.&#8217; ve &#8216;Yahşi Batı&#8217; filmlerinin de vazgeçilmez oyuncuları oldular. Bu listeye Zafer Algöz&#8217;ü de ekleyebiliriz.</p>
<p><strong>Tomris Giritlioğlu&#8217;nun gözdeleri fazla</strong></p>
<p>Oyuncu seçimi konusunda çok titizlenen ünlü yapımcı, yönetmen Tomris Giritlioğlu&#8217;nun da gözdeleri arasında Beren Saat, Okan Yalabık, Cansel Elçin, Bülent İnal ve Tuba Büyüküstün&#8217;ü sayabiliriz. Seçimlerinde oldukça başarılı olan Giritlioğlu, her zaman karaktere en çok yakışan isimlerle çalışıyor. Uzun bir aradan sonra yönetmenliğini de yaptığı &#8216;Güz Sancısı&#8217; filminde de Okan Yalabık ve Beren Saat yine yapımcının başrol tercihleriydi.</p>
<p><strong>Hep arkadaşlarını seçiyor</strong></p>
<p>Özgün hikayeleriyle gönüllere taht kuran usta yönetmen Fatih Akın&#8217;ının da vazgeçemediği oyuncuları var. Bunlardan biri Akın&#8217;ın hemen her filminde görmeye alışık olduğumuz karizmatik oyuncu Birol Ünel. Kendini bir dünya vatandaşı olarak tanımlayan Ünel, &#8216;Temmuzda&#8217;, &#8216;Duvara Karşı&#8217; ve en son &#8216;Soul Kitchen&#8217;da müthiş performansıyla yer almıştı. Fatih Akın&#8217;ın diğer gözdeleri ise &#8216;Temmuzda&#8217; filminin başrol oyuncusu Moritz Bleibtreu, çocukluk arkadaşı ve Soul Kitchen filmine ilham veren Adam Bousdoukos&#8217;u sayabiliriz.</p>
<p><strong>Ferzan Özpetek&#8217;in vazgeçemediği oyuncu</strong></p>
<p>Ferzan Özpetek her filminde mutlaka Serra Yılmaz&#8217;a yer veriyor. Özpetek, &#8216;Hamam&#8217;, &#8216;Harem Suare&#8217;, &#8216;Bir Ömür Yetmez&#8217;, &#8216;Cahil Periler&#8217;, &#8216;Karşı Pencere&#8217; ve &#8216;Mükemmel Bir Gün&#8217; filmlerinde tercihini Yılmaz&#8217;dan yana kullandı. Serra Yılmaz da bu durumdan bir hayli memnun: &#8216;Ferzan eğlenerek iş yapmayı seven biri. O yüzden onunla çalışmak çok keyifli. Ferzan oyuncularına tapıyor. Bu duyguyu veren yönetmen sayısı çok azdır.&#8217;</p>
<p><strong>SİBEL ATEŞ YENGİN sibel.ates@aksam.com.tr</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzufanclub.com/haber/yonetmenler-ve-gozde-oyunculari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çağan Irmak komediyle geliyor</title>
		<link>http://www.arzufanclub.com/haber/cagan-irmak-komediyle-geliyor.html</link>
		<comments>http://www.arzufanclub.com/haber/cagan-irmak-komediyle-geliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 12:09:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>merve</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR - SANAT]]></category>

		<category><![CDATA[çağan ırmak]]></category>

		<category><![CDATA[yenifilm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzufanclub.com/haber/?p=1088</guid>
		<description><![CDATA[
 
Çağan Irmak, çekimlerine nisanda başlayacağı &#8216;Prensesin Uykusu&#8217; adlı filmiyle ilgili ilk açıklamaları Radikal&#8217;e yaptı. Genco Erkal ve Sevinç Erbulak&#8217;ın oynayacağı filmin, varoşlarda geçen çağdaş bir Pamuk Prenses uyarlaması olduğunu söyleyen Irmak, &#8216;Galiba en güler yüzlü filmim bu olacak&#8217; diyor
 
 
NÜRNBERG - Sahi, ‘Babam ve Oğlum’dan olsun, ‘Issız Adam’dan olsun bahsetmeyen köşe yazarı kalmış mıdır? Çağan Irmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/03/caganrop20ov.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1087" src="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/03/caganrop20ov.jpg" alt="" width="340" height="229" /></a></p>
<p> </p>
<p>Çağan Irmak, çekimlerine nisanda başlayacağı &#8216;Prensesin Uykusu&#8217; adlı filmiyle ilgili ilk açıklamaları Radikal&#8217;e yaptı. Genco Erkal ve Sevinç Erbulak&#8217;ın oynayacağı filmin, varoşlarda geçen çağdaş bir Pamuk Prenses uyarlaması olduğunu söyleyen Irmak, &#8216;Galiba en güler yüzlü filmim bu olacak&#8217; diyor</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>NÜRNBERG - Sahi, ‘Babam ve Oğlum’dan olsun, ‘Issız Adam’dan olsun bahsetmeyen köşe yazarı kalmış mıdır? Çağan Irmak için “O Türkiye’nin tek yönetmen starı” demiş Zeki Demirkubuz, bir dost sohbetinde. Haksız da değil. 40 yaşına daha yeni basmış Çağan Irmak ve yönettiği altı filmden ikisi bu topraklarda fenomen haline gelmiş. Fakat bildimiğimiz starlar gibi Çağan Irmak’a gazetelerde ya da televizyonlarda çok sık rastlamıyorsunuz. Hatta bundan sanki özellikle kaçınıyor. O daha ziyade filmleriyle manşetlerde.<br />
Çağan Irmak’a son filmi ‘Karanlıktakiler’le katıldığı Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali’nde rastladık. Nürnberg festivalini çok seviyor, samimi ve sıcak buluyor, “Ne zaman çağırsalar, koşa koşa gelirim” diyor.<br />
Irmak’a neden pek medyada görünmediğini soruyorum. “Filmlerimin bazıları gerçekten çok popüler olup medyada çok yer kaplıyor. Açıkçası, bir de ben yer kaplamak istemiyorum. O alan kaplama durumundan biraz rahatsız oluyorum” diyor ve ekliyor, “Algımızın çekilmesi gereken başka yerler varken benim filmlerimin bu denli ortada olması ve yer işgal etmesi bana çok doğru gelmiyor zaten, bir de ben çıkıp üstüne tuz biber ekmeyeyim yani&#8230;”</p>
<p>‘Sinema at yarışı değil’<br />
Altı filminden sadece ikisinin gişede iş yaptığını, diğer dördünün neredeyse battığını anlatan Çağan Irmak, “Buna rağmen hâlâ bir gişe filmcisi olduğum iddia ediliyor, sadece bundan biraz rahatsızlık duyuyorum, o kadar. Bir film, ne kadar bir hikâye üzerine olursa o kadar başka şeylere benzetilebiliyor. Son dört, beş yıldır, Türk sinemasında bir şeyi bir şeye benzetmek, birini bir diğerine benzetmek biraz yanlış algılar doğurdu. Sinemanın algı biçimi bence böyle bir şey değil. Sinema son yıllarda bir at yarışı halinde görülüyor. Gerekli ilgiyi bulamayan bazı arkadaşlarımızın öfkesi de bana çok fazla doğru gelmiyor. Ben hep birazcık sükunet rica ediyorum bu tür şeylerde” diye konuşuyor.<br />
Filmlerinin fenomen haline gelmesi yönetmende nasıl bir his uyandırıyor? Ki Çağan Irmak, kısa sayılabilecek yönetmenlik kariyerinde bu süreci iki kez yaşamış. “O süreç tabii zorlu geçiyor” diyor Irmak, “Mutluluğu da farklı, korkusu da farklı. Ama benim bunu böyle kabullenmem gerekiyordu. Ben bir anlamda duygusal provokatif filmler yapıyorum. Ben böyle filmler yapıyorsam gelen tepki de böyle olacak demektir. Evet biraz yorucu olabiliyor ama işimizin bir parçası bu, kabul edeceğiz.”<br />
Nisanda yeni filminin çekimlerine başlamayı planlayan Çağan Irmak, ‘Prensesin Uykusu’ adlı filmle ilgili ilk açıklamaları da Radikal’e yaptı. ‘Prensesin Uykusu’nun çağdaş bir ‘Pamuk Prenses’ uyarlaması olduğunu söyleyen Irmak, “İçinde Polyanna da var, ‘Deli Dumrul’ da, Türk masalları da&#8230; Bunların hepsinin günümüzde ve şehrin daha varoşa yakın yerlerinde geçtiğini düşünün&#8230; Erkek kahraman bir Yeşilçam yönetmeni. Bir sürü yan karakterin kaderinin birbirini tetikleyen olaylar sonucunda değişmesi&#8230; Şimdiye kadar yaptığım galiba en güler yüzlü ve komediye yakın film bu olacak, öyle görünüyor. Aslında hiçbir filmim tam anlamıyla mutlu sonla bitmiyor. Çok ümitsizlikle biten filmler de seyrettim ama ben sanırım o kadar ümidimi yitirmedim” diyor.<br />
‘Prensesin Uykusu’nun oyuncu kadrosu ise başarılı tiyatroculardan oluşuyor. Genco Erkal, Sevinç Erbulak, Çağlar Çorumlu, Ayşe Nil Şamlıoğlu ve Alican Yücesoy’nun rol alacağı filmde Işıl Yücesoy da konuk oyuncu olarak yer alacak. İstanbul’un hiç çekim yapılmayan yerlerinde çekim yapmak istediğini belirten Çağan Irmak, “Halkalı, Yeşilköy gibi yerlerde olacak çekimler. Şimdilik en iddialı lafınız ne olacak derseniz; İstanbul’un sinemada pek görmediğiniz yerlerini göreceksiniz diyebilirim” diye konuşuyor.<br />
Çağan Irmak filmlerinin seyirci rakamlarına bakıldığında ilginç bir veri çıkıyor ortaya. Az seyredilen ‘Mustafa Hakkındaki Her Şey’den sonra 4 milyon sınırlarını zorlayan ‘Babam ve Oğlum’ bombası geldi. Ardından çektiği ‘Ulak’, yaklaşık 600 bin seyirci çekti ama hem beklenti hem de maliyet yüksek olduğu için başarısız sayıldı. Peşi sıra gelen ‘Issız Adam’ kısa sürede fenomene dönüştü ve 3 milyon seyirciyi aştı. Yaklaşık 150 bin seyirci çeken ‘Karanlıktakiler’den sonra şimdi yine bir Çağan Irmak bombası mı gelecek?</p>
<p>Hikâye üslubu belirliyor<br />
“Belki ben biraz fazla kabuğuma çekiliyorum ve o süre boyunca daha popüler bir filmi besliyorum” diyor Çağan Irmak ve ekliyor: “Bir yerde benimle ilgili ‘Ustalık yolunda daha zamanı var’ diye yazmışlar. Bu benim için yazılabilecek en güzel şeylerden biri. Ben ustalığa nokta koysaydım zaten bu işi yapmazdım. Sinema bir arayış, ölene kadar usta olmayayım sorun değil. Bir de sanırım ‘Üslup mu hikâyeyi, hikâye mi üslubu geliştirir?’ sorusu galiba bende hikâyeye göre üslup yönünde. Hikâye üslubu belirlerse o zaman hem sizin için yeni bir şey hem de hikâye için yeni bir şey olur bu. Hep aynı filmi çeken biri olmak acı bir şey.”<br />
Çağan Irmak, Erdem Akakçe’ye Nürnberg’te en iyi erkek oyuncu ödülü getiren ‘Karanlıktakiler’in festivaldeki gösteriminde, özellikle Alman seyircilerden bol övgü aldı. Hatta bir seyirci filmden Bergman filmlerinin duygusunu aldığını söyledi. Türkiye’de pek seyirci çekmese de ‘Karanlıktakiler’in zamanla yerine oturacağına, doğru bir şekilde okunacağına inandığını söyleyen Çağan Irmak, önümüzdeki ay İstanbul Film Festivali’nde yarışacak filmin yeni çıkan DVD’sine bonus olarak Mustafa Dok’un Altın Portakal’da ikinci olan ‘Köy’ adlı kısa filmini Ethem Özgüven’in bir belgeselini koymuş. “Hem bize hem de onlara yararlı bir şey oldu” diyor Çağan Irmak, “Keşke bütün Türk filmlerinin arkasına böyle kısa filmler, belgeseller eklense, harika olur.” Olmaz mı?</p>
<p>‘Sorumluluk’ sahibi yönetmen<br />
Çağan Irmak, Cumhuriyet değerlerine sıkı sıkıya bağlı İzmir Seferihisarlı bir ailenin çocuğu olarak sosyal sorumluluk projelerinden de geri kalmıyor. Son dönemde üç ayrı sosyal sorumluluk projesine imza attı. Biri TOÇEV’in (Tüvana Okuma İstekli Çocuk Vakfı) gıda yardımıyla ilgili bir projeydi, onlara bir tanıtım filmi çekti. Bir de ‘Baba Beni Okula Gönder’ kampanyası için bir reklam filmi yapmış. “O kadar fazla kız çocuğu okutuyorlar ki, inanamazsın” diyor ve aynı kampanya için hayata geçirilen bir başka projeden bahsediyor: “Acaba Türk sineması nasıl bir katkıda bulunabilir diye benden bir şey rica ettiler. Ben de ‘Seçici ben olmasam, siz seçseniz, 10 yönetmen, 5’er kız çocuğu fotoğrafı çekerseler ve bunlar bir sergide yüksek fiyatlarla satılır, geliri de kampanyaya bağışlanır’ dedim. Onları çok heyecanlandırdı bu fikir ve 10 yönetmen arkadaşımız da hemen kabul ettiler. Belki de devam eder, gelecek sene bir 10 yönetmen daha olur.”</p>
<p> </p>
<p> <br />
ERKAN AKTUĞ (radikal)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzufanclub.com/haber/cagan-irmak-komediyle-geliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Avatar&#8217;a bu kez &#8216;Kara&#8217; ödül</title>
		<link>http://www.arzufanclub.com/haber/avatara-bu-kez-kara-odul.html</link>
		<comments>http://www.arzufanclub.com/haber/avatara-bu-kez-kara-odul.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 13:13:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>merve</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR - SANAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzufanclub.com/haber/?p=1067</guid>
		<description><![CDATA[Sigara içilen sahneleri ile Amerika&#8217;da halk sağlığı tehdidi olarak görülen Avatar&#8217;a &#8216;Kara Akciğer&#8217; ödülü verildi.
James Cameron&#8217;un son filmi Avatar, dünya genelinde yaklaşık 2 milyar dolar gelir elde ederek gişe rekoru kırarken, filmin siyasi ve teolojik mesajları tartışılmaya devam ediyor.Ancak, Amerika&#8217;da en fazla gürültü koparan unsurlardan biri, filmde Sigourney Weaver&#8217;in oynadığı karakterin sigara içiyor olması. Tüm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/01/avatarkutut.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1068" src="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2010/01/avatarkutut.jpg" alt="" width="121" height="155" /></a>Sigara içilen sahneleri ile Amerika&#8217;da halk sağlığı tehdidi olarak görülen Avatar&#8217;a &#8216;Kara Akciğer&#8217; ödülü verildi.<span class="news_title_kck"><br />
James Cameron&#8217;un son filmi Avatar, dünya genelinde yaklaşık 2 milyar dolar gelir elde ederek gişe rekoru kırarken, filmin siyasi ve teolojik mesajları tartışılmaya devam ediyor.Ancak, Amerika&#8217;da en fazla gürültü koparan unsurlardan biri, filmde Sigourney Weaver&#8217;in oynadığı karakterin sigara içiyor olması. Tüm dünyada gişe rekorları kıran, birçok ödül toplayan ve verdiği mesajlarla tartışılmaya devam eden Avatar filmi, Amerika&#8217;da büyük bir tartışmanın daha parçası oldu. Filmde Sigourney Weaver&#8217;in oynadığı karakterin sürekli sigara içiyor olması, sigara karşıtı gruplar tarafından ciddi bir halk sağlığı tehdidi olarak görülüyor. Sigara karşıtı gruplara göre sorun, Amerika&#8217;da ve dünyada milyonlarca çocuğun bilet almak için sinema salonlarına koşarak gittiği PG-13 reytingli filmin, çocuklar ve gençler için yapılmış bir film kategorisinde olmasından kaynaklanıyor.<br />
Filmin yönetmeni James Cameron ise konuyla ilgili eleştirilere, Weaver&#8217;in gençler için &#8216;özenilecek bir rol modeli&#8217; olarak yaratılmadığı, bu sebeple oynadığı bilim kadını karakterinin sigara içmesinin yadırganmaması gerektiğini öne sürerek cevap verdi. Cameron, Weaver karakterini şu sözlerle anlattı:</p>
<p>&#8220;O kaba biri, küfür ediyor, içki içiyor ve sigara içiyor. Filmde, kendi insan bedenini umursamadığını göstermek istedik. Bu da yine gerçek dünyamızda internette ve video oyunlarında avatarlarının içinde yaşayan insanlara olumsuz bir gönderme. Ayrıca, bir filmde kimsenin sigara içmemesi türünden dogmatik fikirlere inanmıyorum, filmler gerçeği yansıtmalı.&#8221;<br />
Beyaz perde de içilen sigaranın gençlerin sigara kullanımını arttırdığına ilişkin güçlü bilimsel kanıtlar sunan saygın tıp dergilerinde yayınlanmış çok sayıda makalesi bulunan Kaliforniya Üniversitesi, San Francisco Tütün Kontrolü Araştırma ve Eğitim Merkezi Direktörü Stanton A. Glantz ise konuyla ilgili olarak Cameron&#8217;a şu sözlerle yanıt verdi:</p>
<p>&#8220;Bu kişi sanki su kaynağına bir avuç plütonyum atan birine benziyor, Filmde çevre bilimcisi karakteri oynayan Weaver bir yandan sigarasını zevkle tüttürüyor, bir yandan da 22&#8242;inci yüzyılda Pandora gezegenini kurtarmak için çalışıyor. Cameron ya ahlaksız ya da aptal olmalı. Çünkü eğer tütün şirketlerinin 1920&#8242;lerden beri Hollywood ile anlaşarak filmlere para akıtmalarının bir parçası olarak tütün şirketleri ile bir anlaşma yaptıysa buna ahlaksızlık demek gerekir. Yok, anlaşma yapmadan sigara şirketlerine<br />
50 milyon dolarlık reklamı bedavadan verdiyse o zaman aptal olarak nitelemekten başka çare yok. Sigourney Weaver karakterine ilişkin Cameron&#8217;un söyledikleri de saçmalıktan başka bir şey değil. Bu film bir kurgu dünyada geçen fantezi bir hikaye. Ben çok sayıda bilim insanı tanıyorum. Kendim de bilimciyim. Bir sürü de çevre bilimcisi biliyorum. Bir teki bile sigara içmiyor. Olumsuz bir karakter yaratmak için 22&#8242;inci yüzyılda sigara içen bir bilim insanı yaratmak sadece saçmalık. Eğer James Cameron Sigourney<br />
Weaver&#8217;a illa ki sigara içirmek istiyorsa, bence bunu yapmak için ancak filmi R reyting kategorisine almalı, yani çocuklar için tasarlanmış bir film olmamalı.&#8221;</p>
<p>Glantz, &#8220;Eğer bir yapımcı sanatsal veya ticari nedenlerle filminde sigara imgesi kullanmak istiyorsa, varsın kullansın, ancak nasıl şiddet, cinsellik, uyuşturucu kullanımı veya küfürlü dil içeren filmler R reytingi alıyorsa, bu film de &#8220;R reytingi&#8221; alsın, film çocuklar ve gençlere satılmasın,&#8221; diyor. Bu kapsamda sadece Winston Churchill gibi tarihi karakterler ile sigaranın sağlık etkilerini gerçekten gösteren sahnelerin istisna olarak kabul edilebileceğini belirten Glantz sözlerine şöyle devam ediyor:<br />
&#8220;Eğer reyting kurulu çocuklarımızı uyuşturucu kullanma veya hızlı araba kullanmaya karşı korumak için ebeveynlere tavsiyede bulunuyorsa, neden çocuklarımızı her yıl yüz binlerce insanı bağımlı yapan, hasta eden ve öldüren ölümcül bir ürüne karşı özellikle korumayalım?&#8221; dedi.</p>
<p>Avatar filminde yapılan sigara reklamına ilişkin Facebook&#8217;da tartışma başlatan Sakarya Üniversitesi Tütün Kontrolü Koordinasyon Kurulu Başkanı Dr. Pınar Pazarlı ise, &#8220;Filmde, günümüzden iki yüz yıl sonra, insanlık bilimin doruğuna ulaşmışken, hala sigara olacakmış ve hatta; bir bilim kadını tarafından hem de kapalı alanlarda ve laboratuarda içilebilecekmiş gibi bir izlenim yaratılmaya çalışılmış. Bugünkü bilimsel veriler ışığında; dünyada tamamen dumansız kapalı alanlar yaratmak çabası hakimken ve sigara<br />
içimi konusunda önemli bir değişim rüzgarı başlamışken, sizce bu bir tesadüf mü? Bence değil. Sohbetlerim sırasında bu durumdan bahsettiğim neredeyse hemen herkesin Sigourney Weaver&#8217;ın sigaralı sahnesini net olarak hatırlaması oldukça enterasan&#8230; Bu hem sevindirici hem de üzücü bir durum. Sevindirici bir durum çünkü sigara içmenin normalize edilmiş bir davranış olması durumu artık değişiyor, beyinler artık o sahne içinde birinin sigara içiyor olmasını anormal ya da farklı bir durum olarak algılıyor ve<br />
dikkatlerini çekiyor. Ayrıca bu sahne, filmin bütün akışı içinde o kadar göze batıyor ve o kadar rahatsız ediyor ki, bu durum bana sigara endüstrisinin ürün yerleştirme tekniklerinde beceriksizleştiğini düşündürüyor. Ama yine de; sigara içiciliği yani nikotin bağımlılığı; pek çok genç ve çocuğun bilinçaltına, hala bu tür görüntülerle bilinçli olarak bulaştırılıyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzufanclub.com/haber/avatara-bu-kez-kara-odul.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>9. Frankfurt Türk Film Festivali Başladı</title>
		<link>http://www.arzufanclub.com/haber/9-frankfurt-turk-film-festivali-basladi.html</link>
		<comments>http://www.arzufanclub.com/haber/9-frankfurt-turk-film-festivali-basladi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 13:28:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>merve</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR - SANAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzufanclub.com/haber/?p=1052</guid>
		<description><![CDATA[

Almanya&#8217;nın Frankfurt Kentinde Bu Yıl Dokuzuncusu Düzenlenen Frankfurt Türk Film Festivali Başladı
Festival, Frankfurt&#8217;taki Cinestar Metropolis sinemasında &#8220;Devrim Arabaları&#8221; filminin gösterimiyle başladı. Açılış töreninde, Türkan Şoray&#8216;a da onur ödülü verildi.
Ödülü, Hessen Eyaleti Adalet, Uyum ve Avrupa Bakanı Jörg Uwe Hahn&#8217;dan alan Türkan Şoray, yaptığı teşekkür konuşmasında, çok mutlu olduğunu ve Frankfurt&#8217;ta bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.
Festivalin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="habermetin"><strong><a href="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2009/11/4009622819_1e9161fc76_o.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1053" src="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2009/11/4009622819_1e9161fc76_o-282x400.jpg" alt="" width="282" height="400" /></a></strong></span></p>
<p><span class="habermetin"><strong></strong></span></p>
<p><span class="habermetin"><strong>Almanya&#8217;nın Frankfurt Kentinde Bu Yıl Dokuzuncusu Düzenlenen Frankfurt Türk Film Festivali Başladı</strong></span></p>
<p><span class="habermetin">Festival, Frankfurt&#8217;taki Cinestar Metropolis sinemasında &#8220;Devrim Arabaları&#8221; filminin gösterimiyle başladı. Açılış töreninde, <a title="Türkan Şoray Haberleri" href="http://www.arzufanclub.com/turkan-soray/"><span style="underline;">Türkan Şoray</span></a>&#8216;a da onur ödülü verildi.</p>
<p>Ödülü, Hessen Eyaleti Adalet, Uyum ve Avrupa Bakanı Jörg Uwe Hahn&#8217;dan alan <a title="Türkan Şoray Haberleri" href="http://www.arzufanclub.com/turkan-soray/"><span style="underline;">Türkan Şoray</span></a>, yaptığı teşekkür konuşmasında, çok mutlu olduğunu ve Frankfurt&#8217;ta bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.</p>
<p>Festivalin düzenleyicisi Hüseyin Sıtkı da festivalde bazı ilklere imza attıklarını belirterek, &#8220;İlk kez Türkan hanımın kostümlerini sergi haline getirdik. Frankfurt Üniversitesinde yönetmen Çağan Irmak gençlerle buluşup sinema üzerine konuşacak. Türkiye&#8217;den gelenlerin kültürlerine sahip çıkması gerekir. Bunun anlatım yollarından biri de bu festivaldir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Açılışa, &#8220;Devrim Arabaları&#8221;nın yönetmeni Tolga Örnek ile oyuncular Vahide Gördüm, Altan Gördüm, <a title="Selçuk Yöntem Haberleri" href="http://www.arzufanclub.com/selcuk-yontem/"><span style="underline;">Selçuk Yöntem</span></a>, Nur Onur, Ali Sekmeç, Serap Gedik, Osman Çetintaş, Gönül Paksoy da katıldı.</p>
<p>Öte yandan, <a title="Türkan Şoray Haberleri" href="http://www.arzufanclub.com/turkan-soray/"><span style="underline;">Türkan Şoray</span></a>&#8216;ın, rol aldığı 200&#8242;ün üzerindeki filmden seçilen 50 kostümü de The Westin Grand otelinde sergilenmeye başlandı. Sergi, festivalin bitiş tarihi olan 8 Kasıma kadar gezilebilecek.</p>
<p>50. sanat yılı nedeniyle <a title="Türkan Şoray Haberleri" href="http://www.arzufanclub.com/turkan-soray/"><span style="underline;">Türkan Şoray</span></a>&#8216;ın filmlerindeki kostümlerinin yer aldığı ve Gönül Paksoy&#8217;un hazırladığı kataloğun satışından elde edilen gelirin tamamı Türkiye Eğitim Vakfı&#8217;na bağışlanacak.</p>
<p>Sanat hayatının 40. yılını kutlayan oyuncu <a title="Kadir İnanır Haberleri" href="http://www.arzufanclub.com/kadir-inanir/"><span style="underline;">Kadir İnanır</span></a> da yarın festivalde hayranlarıyla bir araya gelecek.</p>
<p>Festival boyunca 19 Türk filmi gösterilecek. Kısa metrajlı film yarışmasının yanı sıra ilk defa seyircilerin oyları ile belirlenecek &#8220;en iyi film&#8221; ödülü de verilecek.</p>
<p>Ölümünün 25. yıl dönümü nedeniyle <a title="Yılmaz Güney Haberleri" href="http://www.arzufanclub.com/yilmaz-guney/"><span style="underline;">Yılmaz Güney</span></a>&#8216;in filmlerine de yer verilecek olan festival kapsamında, &#8220;Basın ve Sinema&#8221; ve &#8220;Alman Medyasında Türklerin Rolleri&#8221; konulu paneller düzenlenecek. </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzufanclub.com/haber/9-frankfurt-turk-film-festivali-basladi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çağan Irmak’tan Portakal sürprizi</title>
		<link>http://www.arzufanclub.com/haber/cagan-irmak%e2%80%99tan-portakal-surprizi.html</link>
		<comments>http://www.arzufanclub.com/haber/cagan-irmak%e2%80%99tan-portakal-surprizi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 13:52:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>merve</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR - SANAT]]></category>

		<category><![CDATA[çağan ırmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzufanclub.com/haber/?p=1049</guid>
		<description><![CDATA[
BU yıl 10-17 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin kapanış töreninde Özdem Petek’in genel koordinatörlüğünde, AKSAV tarafından özel bir konser organize edilecek. Konserde sinemamızın önde gelen yönetmen ve oyuncuları büyük bir sürprize imza atıp senfoni orkestrası eşliğinde sahnede şarkı söyleyecekler. Selim Atakan’ın şefliğinde 40 kişilik Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın eşliğinde sahneye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2009/10/1301.jpg"><img src="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2009/10/1301.jpg" alt="" width="100" height="98" class="alignnone size-medium wp-image-1050" /></a><br />
BU yıl 10-17 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin kapanış töreninde Özdem Petek’in genel koordinatörlüğünde, AKSAV tarafından özel bir konser organize edilecek. Konserde sinemamızın önde gelen yönetmen ve oyuncuları büyük bir sürprize imza atıp senfoni orkestrası eşliğinde sahnede şarkı söyleyecekler. Selim Atakan’ın şefliğinde 40 kişilik Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın eşliğinde sahneye çıkacak sürpriz isim ise “Babam ve Oğlum”, “Issız Adam” filmlerinin ünlü yönetmeni Çağan Irmak olacak. Irmak’ın yanı sıra törende Hande Ataizi, Yavuz Bingöl, Derya Durmaz, Süreyya Sırrı Önder, Ayça Damgacı, Ayça Varlıer, Şebnem Köstem, Selen Uçer ve Melike Demirağ gibi Türk Sineması’na emek vermiş sanatçılar sırayla birer şarkı seslendirecek. Bu ünlü isimler Atakan’ın yeniden düzenlemelerini yaptığı “Yıldızların Altında”, “Anlamazdın” gibi yer aldığı filmlerle özdeşleşmiş şarkıları seslendirecekler.      </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzufanclub.com/haber/cagan-irmak%e2%80%99tan-portakal-surprizi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Karanlıktakiler’ vizyona girdi</title>
		<link>http://www.arzufanclub.com/haber/karanliktakiler%e2%80%99-vizyona-girdi.html</link>
		<comments>http://www.arzufanclub.com/haber/karanliktakiler%e2%80%99-vizyona-girdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 13:49:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>merve</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[KÜLTÜR - SANAT]]></category>

		<category><![CDATA[çağan ırmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzufanclub.com/haber/?p=1046</guid>
		<description><![CDATA[
Babam ve Oğlum’la milyonları ağlatan Çağan Irmak’ın yeni filmi ‘Karanlıktakiler’ dün vizyona girdi
Film orta sınıf ahlakının yargısıyla hayatı biçimlenmiş bir anne ve annesiyle beraber yaşamak zorunda kalan genç bir adamın hikâyesi ekseninde gelişiyor&#8230;
Issız Adam, filmiyle geçtiğimiz yılın en çok ses getiren yönetmeni olan Çağan Irmak, yine iddialı bir filmle sinemaseverlerin karşısına çıkıyor. Dünya prömiyeri, sinemanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2009/10/02trfsy01karanlik.jpg"><img src="http://www.arzufanclub.com/haber/wp-content/resimler/2009/10/02trfsy01karanlik.jpg" alt="" width="400" height="266" class="alignnone size-medium wp-image-1047" /></a><br />
Babam ve Oğlum’la milyonları ağlatan Çağan Irmak’ın yeni filmi ‘Karanlıktakiler’ dün vizyona girdi<br />
Film orta sınıf ahlakının yargısıyla hayatı biçimlenmiş bir anne ve annesiyle beraber yaşamak zorunda kalan genç bir adamın hikâyesi ekseninde gelişiyor&#8230;</p>
<p>Issız Adam, filmiyle geçtiğimiz yılın en çok ses getiren yönetmeni olan Çağan Irmak, yine iddialı bir filmle sinemaseverlerin karşısına çıkıyor. Dünya prömiyeri, sinemanın en prestijli festivallerinden biri olan “Montreal Film Festivali” nde yapılan, başrollerini Meral Çetinkaya, Erdem Akakçe, Derya Alabora ve Şebnem Dilligil’in paylaştığı filmde Egemen (Erdem Akakçe) 30’lu yaşlarını aşmış, bir reklam ajansında ofis boy olarak çalışan ve ilerleyen yaşına rağmen annesi Gülseren (Meral Çetinkaya) ile aynı evde yaşamak zorunda olan genç bir adamdır. Annesinin zihinsel kararmalarıyla geçen bir hayat Egemen için, evlerinin içine gizlenmiş, belki de sadece onlar için hazırlanmış ufak bir cehennem gibidir. </p>
<p>Gülseren içinse hayattaki tek varoluş nedeni Egemen’dir. Gerisi, kendisini hapsettiği evinde yaşadığı bitmeyen bir huzursuzluk ve tedirgin bir ruhtur. Yanında olmasını istediği tek kişi Egemen’dir. Oğlunun kendisinden ayrılmasına dair en ufak bir düşünce bile bir çılgınlık nöbetine girmesi için yeterlidir. </p>
<p>NE ANNEYLE NE ANNESİZ </p>
<p>Egemen’in tüm hayatını geçirdiği bu cehennemden uzaklaşarak, rahat nefes alabildiği, normal bir hayata yaklaştığı tek yerse çalıştığı reklam şirketidir. İşi sayesinde dış hayatla bir bağ kurmak az da olsa annesinin karanlık dünyasından uzaklaştırır Egemen’i. </p>
<p>İKİ KADIN ARASINDA </p>
<p>Öte yandan patronu Umay’a (Derya Alabora) duyduğu ilgi genç adam için büyük bir açmazdır. Annesinin varlığı bu ilgi önünde koca bir engeldir. Çaresizliği artan Egemen iki kadın arasında sıkışıp kalır. ‘Babam ve Oğlum’, ‘Ulak’ ve ‘Issız Adam’ın ardından son filmi Karanlıktakiler’de de dram sınırlarını zorlayan Çağan Irmak, zaman zaman komedi unsurlarını da kullanmasıyla dikkat çekiyor. Kuşkusuz bu filmin de en az öncekiler kadar konuşulacağını şimdiden söyleyebiliriz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzufanclub.com/haber/karanliktakiler%e2%80%99-vizyona-girdi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
